20 Ekim 2016

Sigara Bağımlılığı

sigara-bagimliligi

İçinde bulunduğumuz iletişim çağında, sigaranın zararlarından haberdar olmayan bulunmamasına rağmen, sigara hala dünyada bir numaralı sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Sigara, sadece fiziksel değil, ruhsal etkisi ve sosyal yönüyle de bağımlılığa neden oluyor.

Nikotin, tütün bitkisinin böceklerden korunmak için yararlandığı bir maddedir. Yüzyıllarca böcek ilacı olarak kullanılmıştır. Her ne kadar sigaranın içindeki binlerce diğer zararlı madde ile kıyaslandığında “masum” görünse de, saflaştırılmış nikotinin tek bir damlasını bile dilinizin üzerine damlatırsanız, ölümcül olabilir!

Nikotin, beynimizde hücreler arası iletişimi sağlayan maddelerden biri olan “asetilkolin”e yapıca benzer. Nefes yoluyla alınan nikotin, öncelikle akciğerler ve kan dolaşımına geçer. 7 saniye kadar kısa bir süre içinde, alınan nikotinin dörtte birlik kısmı, beyne ulaşır ve “dopamin” adı verilen mutluluk hissi veren bir kimyasalın salınmasına neden olur. Dopamin, eroin ve kokain bağımlılığında da rol oynamaktadır. Sigara içildiğinde hissedilen sahte iyilik hissini, bu madde sağlamaktadır. Böylece, vücut giderek daha çok nikotin istemeye başlar ve kısa sürede bağımlılık gelişir. Nikotin alınmadığında, vücut nikotini “özler” ve uyku sorunları, huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık gibi yoksunluk belirtileri gelişir.

Nikotin, alındıktan hemen sonra kalp hızını ve tansiyonu da arttırır. Sigara dumanında bulunan karbon monoksit, kandaki alyuvarların oksijen taşıma kabiliyetini bozar. Böylece doku ve organlara yeterince oksijen taşınamaz. Sigara, aynı zamanda atardamarlarda da daralma yapar.

Sigara, sadece kalp ve akciğerlere değil, vücuttaki tüm doku ve organlara zarar verir. Sigaradaki zararlı maddeler kan dolaşımına karıştığından kan dolaşımının olduğu her yere, yani vücudun tüm hücrelerine yayılır. Bunun sonucunda her organda farklı hastalıkların gelişimi tetiklenebilir. Eskiden sigara ile ilişkisi olduğu bilinmeyen pek çok hastalığın ortaya çıkmasında sigaranın rolü olduğunu artık biliyoruz.

En yaygın sağlık zararlısı olarak kabul edilebilecek sigaradan kurtulmak için hiçbir zaman geç değildir. Sigarayı bırakmak isteyen kişi, daha önceden bırakmayı deneyip de bırakamadıysa, bu motivasyon kırıcı olmamalıdır. Sigarayı bırakmış olanların bir kısmı, bunu 3-4 defada başarmış olan kişilerden oluşur.

Sigarayı bırakırken, Göğüs Hastalıkları uzmanlarınca yürütülen sigara polikliniklerinden yardım alabilirsiniz. Bu polikliniklerde, önce sigara bağımlılığınız tipi ve derecesi değerlendirilir. Daha sonra gereğine göre kan, akciğer filmi, solunum testi gibi tetkikleriniz istenebilir. Doktorunuz size uygun bir ilaç başlayacak ve sizi kontrole çağıracaktır.

Size önerilecek tedaviye ek olarak sigara bırakma sürecinde bol su içmeniz, kendinizi meşgul edecek farklı aktivitelere ya da hobilere yönelmeniz, spor yapmanız, size sigarayı hatırlatacak faktörlerden uzak durmanız da yararlı olacaktır. Örneğin, çay, kahve ya da alkol size yanında sigara içirtiyorsa, bu dönemde bunlara ara vermeniz ya da azaltmanız, sigara isteğinizi azaltabilir. Sigaranın elinizin altında olmaması da, otomatik olarak sigara yakma davranışını engelleyebilir. Sıklıkla görüştüğünüz dostlarınızı, yakınlarınızı ve iş arkadaşlarını sigarayı bırakmaya özendirmek, hem size destek olmaları açısından iyi olur, hem de sevdiklerinize verebileceğiniz en anlamlı hediye olacaktır.

Sigarayı bırakırken, özellikle ilk günlerde zorlanmanız doğaldır. Ancak, bunun geçici bir süre olduğunu, sigarasız geçirdiğiniz her gün ile birlikte sıkıntılarınızın azalacağını, kendinizi daha iyi hissedeceğinizi, nefesinizin rahatlayacağını, efor kapasitenizin giderek artacağını unutmayın. Sigarayı bırakır bırakmaz, sağlığınızla ilgili olumlu gelişmeler ortaya çıkmaya başlayacaktır. Sigarayı bıraktıktan sonra, bir süre boyunca balgam miktarınız artabilir. “Sigarayı bıraktım, daha kötü oldum” demek yerine, bunun aslında bir iyileşme belirtisi olduğunu bilin. Sigara, solunum yollarında bulunan ve solunum yollarının temizlenmesine yardımcı olan titrek tüyleri harap eder. Sigaranın etkisi ortadan kalkınca, bu savunma mekanizması tekrar çalışmaya başlar. Bu nedenle bir miktar balgam artışı görülebilir.

Kilo alma korkusu da sigarayı bırakmanın önündeki engellerden biridir. Sigaranın metabolizma üzerine bir miktar etki ettiği bir gerçektir, ancak sigarayı bıraktıktan sonra “boşluk doldurmak” için abur cubura yönelen kişi, elbette ki kilo alacaktır. Fakat aynı miktar abur cubur sigara içilirken tüketilse de, kilo yapacaktır! Sigara bırakma sürecinde bol sıvı tüketilmesi, kalorisi yüksek ve besin değeri olmayan atıştırmalıklar yerine, gün içinde bölünmüş küçük sağlıklı öğünler yenmesi ve mümkünse egzersiz yapmak, kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kaldı ki, sigarayı bırakırken alınacak bir-iki kilo, sigaranın yapacağı sağlık zararları ile kıyaslanamaz bile!

Sigarayı bırakınca, “Bir taneden bir şey olmaz”, “Bunca zamandır içmiyorum, tek sigara ile mi yeniden başlayacağım?” diyerek bağımlılığa geri dönebileceğinizi unutmayın. Bu zararlı alışkanlıktan bir kez kurtulduktan sonra, tekrar başlayan bağımlıların yaptığı gibi “kendinizi sınamayın”. Sigarasız geçen her gün lehinize işleyecektir.

Sigara

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir