20 Ekim 2016

Bahar Alerjileri

Allerji, aslında “zararlı” olarak kabul edilmeyen çevresel etkenlere karşı vücudun aşırı tepkisidir. Bağışıklık sistemimiz aslında mikroplar gibi zararlı etkenlerle savaşmaya programlanmıştır. Ancak allerjiye sebep olan faktörler, bazı bireylerde “yanlış alarm” verir. Vücuda normal şartlar altında bir zarar vermesi beklenmeyen maddelere karşı vücut bir çeşit savaş açar ve allerji belirtileri ortaya çıkar. Duyarlı kişilerde allerjik reaksiyonlara sebep olan maddelere “allerjen” denir. Örneğin, allerjisi olmayan sağlıklı bir birey polenleri soluduğunda vücudunda herhangi bir değişiklik olmazken, allerjik yapıdaki bireyde hapşırık, burun akıntısı/tıkanması, nezle, nefes darlığı gibi belirtiler görülebilmektedir. Allerji, genetik eğilimi olan kişilerde çevresel faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkabilmektedir. Günümüzde hem enfeksiyon kontrolünün artması ve hijyen koşullarının düzelmesi ile, hem de toplumun gelişmesine bağlı olarak her geçen gün daha çok allerjene maruz kalmamızdan dolayı, allerjik hastalıklar artış göstermiştir.

Allerjenler vücuda hava/solunum yoluyla (polenler, küfler, ev tozları gibi), ağız yoluyla (besinler, ilaçlar gibi) ve deri yoluyla (kimyasal maddeler, böcek ısırıkları gibi) girebilir. Allerjik hastalıklar arasında astım, saman nezlesi, egzema, ürtiker (kurdeşen), göz nezlesi sayılabilir.

Allerjik kişilerin güzel bahar günlerini kabusa çeviren polenler ya da diğer adıyla çiçek tozları, bitkilerin erkek tohumlarıdır. Genellikle, renkli, kokulu çiçeklerin polenleri büyüktür ve bitkilerin bu cezbedici özellikleri nedeniyle böceklerle taşınırlar. Havaya yayılmadıklarından alerjiye neden olmaları çok olası değildir. Oysa küçük polenler, rüzgarla taşındıklarından bitkiden kilometrelerce uzaktaki kişide bile allerjiye neden olabilir. Allerjik bireylerin polen allerjileri farklılık gösterir. En çok allerjiye neden olan polenler arasında kızılağaç, fındık, zeytin, kavak, çayır otu, pelin, arpa, buğday, yulaf ve çavdar polenleri sayılabilir. Ağaç polenleri daha çok Şubat-Mayıs, ot polenleri Mayıs-Haziran aylarında, yabani ot polenleri ise yaz ortasından sonbahara dek yakınmalara neden olur. Sabah saatlerinde havadaki polen miktarı genellikle daha fazladır. Yağmurlu günlerde havada uçuşan polen miktarı azaldığından polen allerjisi olan kişiler rahat eder. Tam tersine sıcak ve rüzgarlı günlerde polen yayılımı artar.

Bazı kişilerde allerjik oldukları polenle benzer aileden olan bitkilere karşı da allerji görülebilir. Buna “çapraz allerji” adı verilmektedir. Örneğin, huş ağacı polenine allerjisi olan kişiler, elma, armut, havuç, kereviz ve domates yediklerinde dudaklarında ve damaklarında kaşıntı olabilir.

Polenler, saman nezlesi (allerjik nezle) ve astım belirtilerini tetikleyebilirler. Saman nezlesi aslında “mevsimsel allerjik rinit” olarak bilinen hastalığın halk arasındaki adıdır. Çoğunlukla ilk belirtiler çocuklukta ve gençlikte ortaya çıkar. Burunda ve genizde akıntı ve kaşıntı, hapşırık, gözlerde sulanma/yaşarma/kızarıklık, göz altlarında morarma gibi yakınmalara neden olur. Çocuklarda burnun elle yukarı doğru sürekli itilmesiyle (“allerjik selam”) burun üzerinde çizgi şeklinde iz görülebilir. Hayat kalitesini oldukça bozan bu rahatsızlık, polenlerin solunmasıyla ve gözlere temas etmesiyle ortaya çıkar. Allerjik nezlesi olan bazı hastalar, mikrobik bir solunum yolu enfeksiyonu geçirdiklerini düşünebilirler. 1-2 haftayı geçen şikayetleri olan hastalar, mutlaka bir hekime başvurmalıdır.
Saman nezlesinden korunmada ilk adım, hastanın hangi polene karşı alerjisinin olduğunun saptanmasıdır. Bu amaçla hızlı ve kolay uygulanan deri testlerinden, kimi zaman da kan testlerinden yararlanılır. Allerji yapan etken saptandığında, kişi bundan olabildiğince uzaklaşmalıdır. Tedavide allerji önleyici ilaçlardan yararlanılır. Uygun kişilerde aşı tedavisi de belirtilerin giderilmesine yardımcı olabilir.

Nefes darlığı, hava açlığı, öksürük, balgam çıkarma, göğüste tıkanma hissi gibi belirtilerle seyreden astım, bahar aylarında polenlerin yayılmasıyla kötüleşebilir. Polen allerjisi olan astımlı hastaların allerjik oldukları polenlerin yayıldığı haftalar/aylar boyunca şikayetleri artabilir. Bu dönemde hastanın ilaç tedavisinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Diğer allerjenlere göre polenlerden kaçınmak biraz daha zordur. Örneğin sadece kedi tüyüne allerjisi olan hasta, kediden uzak durarak şikayetlerinden kurtulabilir. Oysa tüm dış ortamda yaygın olarak bulunduklarından polenlerden uzak durmak daha zordur. Yine de alınacak bazı tedbirlerle, kişinin maruz kaldığı polen miktarı azaltılabilir. Aslında polen allerjisinden kaçınmanın ideal yolunun, kişinin allerjisinin olduğu bitkinin yetiştiği bölgeden başka bir yere taşınması olduğu düşünülebilir. Ancak bu pratikte önerilmemektedir. Bir polene allerjisi olan kişi, yeni bir bölgeye taşınsa bile zaman içinde maruz kaldığı yeni polenlere karşı da allerji gelişebilmektedir.
Polen mevsiminde:
• Araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Polenler daha çok sabah saat 05.00-10.00 arasında yayıldıklarından ev öğleden sonra havalandırılmalıdır.
• Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalıdır. Dışarı çıktığında yapabiliyorsa polen maskesi kullanmalıdır. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir.
• Araba ile yolculuk yapıldığında camlar kapalı tutulmalıdır.
• Gözlerin yanını da örten güneş gözlüklerinin faydası olabilir.
• Dışarıdan eve gelindiğinde hemen giysiler değiştirilerek yıkanmalı, mümkünse burun içini dahi yıkayarak banyo yapılmalıdır. Saçların yıkanması da buraya yapışan polenlerin temizlenmesi açısından yarar sağlar.
• Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır, üstlerine polen yapışabilir. Mümkünse polen mevsiminde çamaşır kurutma makinesi kullanılmalıdır.
• Evde ve arabadaki klimaların polen filtreleri sık sık değiştirilmelidir.
• Ev içi hava temizleyiciler eve giren polenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olabilir.
• Evcil hayvanlar yatak odasına sokulmamalıdır. Bu hayvanların dışarıda gezdiklerinde tüylerine yapışan polenler de allerjiye neden olabilir.
• Polen mevsiminde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi irritanlardan uzak durmak, polen allerjisi olan kişinin şikayetlerinin ağırlaşmasını engeller.

Unutulmamalıdır ki, kişi kalıtsal olarak allerjiye eğilimli de olsa, allerji gelişiminde çevrenin rolü yadsınamaz. Allerjiye genetik yatkınlığı olan kişilerin alacağı allerji karşıtı önlemler, allerjik yakınmaların ortaya çıkmasını engeller, ya da geciktirir.

polen_optimized-nr1o

Astım ve Alerji

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir